Anasayfa     Günün Haberleri     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  25 Nisan 2024

   URFA'DA ORTAK DENETİM   URFA'DA ORTAK DENETİM   URFA'DA ERKEN BAYRAMLAŞMA   URFA'DA ERKEN BAYRAMLAŞMA   Z KUŞAĞI..!!!   MÜNİR ULUDAĞ VEDA ETTİ   MÜNİR ULUDAĞ VEDA ETTİ   CANPOLAT KIRSALA DEVAM DEDİ   CAMPOLAT Kırsalı İhmal Etmiyor   Vali AYHAN'a Teşekküre Gitttiler   Vali AYHAN'a Teşekküre Gitttiler   URFA BİR KONAK DAHA KAZANDI  



Site İçi Arama

Röportaj

AKTÜRK-DEMİR RÖPORTAJI

 Tarihi gerçekleri gün yüzüne çıkartacağız.RÖPORTAJ: MÜSLÜM AKTÜRK

Anket

URFASPOR KÜME DÜŞER Mİ?
EVET
HAYIR
FİKRİM YOK

Günün Manşetleri

Günün Fotoğrafı

Önemli Linkler

Hava Durumu

LÜTFEN DİKKAT!..

 

Anneler-babalar ne kadar ilgiliyiz çocuklarımızla?

Şu veya bu nedenle evden çıkan çocuklarımızın nereye gittiğini kaç aile takip ediyor özenle? Çocukların işledikleri suçlarda ailelerin hiç mi payı yok?

Bugün evlerimizde ayaklarımızın altında dolaşan yavrularımızın, yarın cezaevlerinde volta atarak ömürlerinden gün düşmeyeceklerinden nasıl emin olabiliriz.
Lütfen dikkat buyurun!..


Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, suça karışan çocukların sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. 2008’dan – 2012’ye uzanan süreçte çocuk suçlu artış oranı yüzde 36 artış göstermiş. Yalnızca 2011 yılında 84 bin çocuk şuç işlemiş.
Uzmanlara göre, bu içler acısı durumun birinci sebebinin ailedir. ilgili resmi kurumların da çeşitli nedenlerle aileye destek vermekte yetersiz kalıyor.


Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının, Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) rapor ettiği verilere göre, 2008 yılında 62 bin, 2009'da 69 bin, 2010'da 83 bin, 2011'de 84 bin 916 çocuk suça karıştı. Bu veriler, son dört yılda çocuk suçlarında yüzde 36'ya varan artış anlamına geliyor. Yaralama, hırsızlık, mala zarar verme, cinsel suçlar, tehdit, uyuşturucu ve adam öldürme gibi suçları kapsayan bu artış, uzmanları da endişelendiriyor.


Cezaevlerinde çocuk mahkûmlara yönelik çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Adem Solak, istatistiklerin TÜİK verilerine yansıyandan daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Solak'ın 2008-2010 arasında Adalet Bakanlığı verilerine dayanarak verdiği suça bulaşan çocuk sayısı 427 bin. Solak, adli vaka olarak rapor edilen bilgilerin daha gerçekçi olduğuna dikkat çekerek, suça bulaşan çocuk sayısının TÜİK verilerinin iki katı olduğu tahminini yapıyor.


Boşanmış aileler, şiddet mağduru çocuklar, istismara uğrayan çocuklar toplumsal rehabilitasyon kanallarının tıkalı olması nedeniyle potansiyel suçlu haline geliyor. Yine suç işleyen ve cezaevine düşen ancak rehabilite edilmeyen, suçlularla aynı ortamda cezaevine konulan çocuklar suça bağımlı hale geliyor. Ayrıca çocuklarla ilgili kurumlar arasında işbirliği olmaması ve suça şahit olanların ihbar etmekten korkması, çocuk suçlarıyla mücadeleyi olumsuz etkiliyor.


Adem Solak'ın yaptığı çalışmada bir başka nokta daha dikkat çekiyor.
Cezaevlerindeki çocukların yüzde 63'ü kendini korumak istediği için şiddete başvurduğunu ifade ediyor. Yüzde 17'si içinde bulunduğu sorunu çözmede başka yol bilmediği için, yüzde 10'u da karşısındaki kişiyi cezalandırmak için şiddet uyguluyor. Geçtiğimiz yıllarda medyaya yansıyan öğretmenini öldüren H.K.'nin hikayesi bu durumu açıkça gözler önüne seriyor. Ağabeyi hapiste olan H.K., babası tarafından dövülüyor. Etrafındakilerle sürekli kavga eden H.K., yanında bıçak taşıyor. Sık sık okuldan kaçan çocuk, arkadaşlarına da bıçakla saldırıyor.


Uzmanlar:
Türkiye'de devlet kurumlarının ancak çocuk suç işlediğinde harekete geçtiğini söylüyor.
2005 yılında çıkarılan Çocuk Koruma Kanunu da dâhil yasalar ve kurumlar suç ve ceza odaklı bir yaklaşıma sahip. Çocukların suça sürüklenmelerini engelleme konusunda gerekenler yapılmıyor.
Mağdur çocuklarla ilgili ise çok az yasal düzenleme bulunuyor.
Uzman psikiyatrist Dr. Ayhan Akcan'a göre suça meyilli olan çocuklar suç işlemeden önce davranışlarıyla alarm veriyor. Etrafa zarar verme, okul asma, sokakta çok fazla zaman geçirme, sınıfta kalma, karakola düşme, madde kullanma (uyuşturucu, sigara, bali, alkol, vb.) hayvan öldürme gibi davranışlar çocuğa dikkat edilmesi gerektiğini gösteriyor. Çocuk bu davranışlarıyla bir nevi yaklaşan tehlikeyi haber veriyor. Akcan'a göre, ebeveynlerin bunu fark edip önlem alması gerekiyor.


Çocuk suçlarında artış metropollerde daha çok dikkat çekiyor.
İstanbul Emniyeti verilerine göre 2011 yılında 17 bin çocuk hakkında 25 bin adli işlem yapılmış. Bu rakamlar, bir çocuğun birden fazla suç işlediğini gösteriyor. Dikkat Çocuklar Derneği'nin Yönetim Kurulu 2. Başkanı Tanzer Gezer ise tutuklama ve rehabilitasyon süreçlerinin iyi olmadığını belirtiyor. Yine ceza avukatı Mahmut Ceren ise tutuklanma gerekçelerine göre cezaevine konulan çocukların suça bağımlı hale geldiklerine işaret ediyor.


Suça sürüklenmiş çocuklar bir araya gelince suça olan eğilim daha da artıyor.
Çünkü suçtan bahsedilen ve suçun yüceltildiği bir ortam adeta suç okulu haline geliyor. Gezer, bu nedenle çocuk tutukevlerinin ayrı olması ve buralardaki rehabilitasyon süreçlerinin daha iyi yapılması gerektiğine vurgu yapıyor. Ceren'e göre ise özellikle Polat Alemdar'a benzeme hastalığı olan çocukların suç eğilimlerini törpülemek için eğitim verilmesi gerekiyor. Ceren, cezaevlerinde bu çocuklara eğitim verildiğini ama bunların yeterli gelmediğini belirtiyor.


Suç işleyen çocukların cezai ehliyeti tüm dünyada tartışmalara neden olan bir konu. Bazı ülkelerde suç işleyen çocuklar için cezai ehliyeti 15 yaşında başlarken Türkiye'de 12 yaşında başlıyor. 15 yaşı sınır alan ülkelerde suça sürüklenen çocuklar cezanın dışında tutuluyor ama aynı zamanda rehabilite ediliyor. Çocuk yargılanma değil, iyileştirme sürecinden geçiyor. Solak, "Ancak çocuğu korumayı ilke edinerek her şehirde rehabilitasyon alanları oluşturursak, 15 yaş uygulanabilir." diyor.


Dinî değerleri öğrenseydim suç işlemezdim
Avukat Mahmut Ceren, çocuk suçluluğunun önlenmesinde eğitim, rehabilitasyon, spor gibi faaliyetler kadar dinî eğitimin de etkili olacağını söylüyor. Ceren, "Allah korkusu suça eğilimi azaltıyor. Allah'tan korkan insan suç işlemiyor." diyor. Buna göre insanlarda ceza korkusu ikinci planda kalıyor.


ŞİDAM (Üsküdar Üniversitesi Şiddet ve Suçla Mücadele ve Uygulama Merkezi) Müdürü ve HEGEM (Hayatboyu Gelişim Eğitim Derneği) Başkanı Prof. Dr. Adem Solak'ın cezaevlerinde yaptığı araştırmanın sonuçları da bunu gösteriyor. Cezaevlerindeki çocukların yüzde 45'i "Dinî ve ahlakî değerler bana öğretilseydi suç işlemezdim." diyor.
Türkiye'de suça sürüklenen çocuklarla ilgili ilk merci çocuk polisi oluyor. Polis ancak çocuk suç işlediğinde duruma müdahale edebiliyor. Ancak polis müdahalesinden sonra çocukla ilgili olan kurumların koordine olmaması ve yeteri kadar rehabilitasyon merkezinin olmaması çocuk suçları ile mücadelede yetersiz kalınmasına sebep oluyor.


Psikiyatrist Ayhan Akcan'a göre anne ve baba tarafından şefkat görmeyen çocuklar ıslah olmuyor. Akcan çocuk suçluluğu ile mücadelede ilk vazifenin anne babaya düştüğünü söylüyor. Buna göre anne babadan herhangi birinin çocuğa ilgi göstermese büyük önem ifade ediyor. Küçük yaştaki çocuklar babalarını örnek aldıkları için babanın çocuğa doğruyu ve yanlışı öğretmesi gerekiyor. Ayrıca Akcan, suça meyilli olan çocuklara zamanında müdahalede ailenin kilit noktada olduğunu söylüyor. Akcan, "Suça zamanında müdahale okulda, yetiştirme yurtlarında, askeriyede değil ailede olur."

Ekleme Tarihi: 27 Nisan 2015 09:15

Yazarın Diğer Yazıları İçin

Yorum Ekle

Yazdır

Flash Haber

URFA BİR KONAK DAHA KAZANDI

 Taşı toprağı altın değil tarih olan kadim şehir Şanlıurfa'da, uzun yıllardır atıl durumda olan ve kente çirkin bir görüntü veren Hacı Kamil Konağı restore edilerek turizme kazandırıldı.

Köşe Yazarları

Ali ÇİZMECİOĞLU

 

İmam Hüseyin SAVAŞ

 

Op.Dr.Yusuf Vehbi OCAK

 

Mustafa ARISÜT

 

Osman Ataman BİNER

 

Hüseyin GÜZEL

 

Ayten DOĞAN

 

Metin ŞENAY

 

Mehmet CANBEYLİ

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

DENEME

 

Anasayfa     Günün Haberleri     Sitene Ekle     Urfapress Tv     Yazarlar     Foto Galeri     Künye     İletişim  

  25 Nisan 2024