07 Aralık 2014 08:33

GARİP URFA PARSEL PARSEL!

1919 yılında, önce İngilizlerin sonra da Fransızların işgaline uğrayan Urfa kendi oluşturduğu milis kuvvetlerin sayesinde 11 Nisan 1920 tarihinde kan emici emperyalist ülkelerin işgalinden tamamen kurtulmayı başardı. Aynı dönemde, Urfa ile aynı kaderi paylaşan Antep 1921 yılında Gazi, Maraş 1973 yılında Kahraman ünvanını almasına rağmen sahipsiz Urfam gösterdiği şanlı direnişin üstünden 64 yıl geçtikten sonra Urfa Milletvekili Osman DOĞAN ve 17 arkadaşının kanun teklifi sayesinde ancak 6 Aralık 1984 tarihinde hak ettiği “Şanlı” ünvanını alabilmiştir.

Bu olayı niye mi anlattım?

Ne kadar sahipsiz, ne kadar garip bir şehir olduğumuzu göstermek için tabiki…

Hz.İbrahim, Hz.Eyyüp, Hz.Elyasa, Hz.Şuayb, Hz.Nuh, Hz.Musa, Hz.Lut ve Hz.Yakup peygamberler ile sayısız evliyaya ev sahipliği yapan, ünü ülke çapında yayılan alimler, siyasetçiler, sanaatkarlar, bilim adamları ve akademisyenler yetiştiren bu garip şehrimiz 1919’da Avrupalı barbarlar tarafından işgal edilmişti, yaklaşık bir asır geçti bu sefer garip Urfamızın akciğerleri konumunda olan şehrin merkezindeki ve etrafındaki çamlık alanlar yok oldu. Yok oldu derken çamlar yerinde duruyor ama hiçbiri halka açık değil, kent ormanımıza bile ücret karşılığı girilebiliyor. Oysa çok değil, 20 yıl önceki Urfa’nın halini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ne olduysa “Büfe Modası” ile oldu, birer büfe ile başlayan bu işin devamı garip Urfam için hiç de iyi olmadı… Urfa’nın en güzel yerleri, çay bahçesi, nargile cafe vb. isimler altında birer işletme oldu. Büyüyen, gelişen ve küçümsenmeyecek oranda genç bir nüfusa sahip olan şehrimizde gençlerin vakit geçirebilecekleri mekanlar artık ihtiyaç halini almıştır. Ama bu ihtiyacın karşılanma şekli kesinlikle bu değildir. Kamudan mendil kadar yer kiralayan işletmeci, kısa zamanda bu mendil kadar yeri çarşaf haline getiriyor da bu duruma bütün yetkililer seyirci kalıyor. Oy kaygısı taşımayan bir siyasetçinin veya gözüpek bir bürokratın bu işgale dur deme zamanı geldi de geçiyor bile…

Bir de kaldırım ve hatta yol işgali gibi önemli bir sorunumuz var. Bu sorunun sebebi belediyelerimizin görevlerini gerektiği şekilde yapmamalarıdır. Garip Urfa’nın neredeyse her semtinde esnafın kaldırımları apartman bahçelerini hatta caddeyi, sokağı, masa-sandalye, duba vb. materyaller koyarak işgal ettiklerini görüyoruz. Görüyoruz da bizim gördüklerimizi yetkililer neden görmüyorlar veya görmek istemiyorlar, bir türlü anlayamıyorum.

Yüksek kiralar, kabarık elektrik faturaları, sigorta ve personel giderlerini karşılamak çabasıyla daha fazla para kazanabilmek için esnaf bu işgalleri yapıyor… Eee madem ki, yetkililer de bu konuda etkili olamıyor, bizim yapacağımız bu konuyu bir kez daha kaleme almaktı onu da yaptık.

Ama, maraşlı başkanda son zamanlarda bir otoparkçılık merakı başladı ki, sormayın gitsin… Ana caddelerde önceki başkan döneminde uygulanmaya başlayan parkomat işinin getirisi gayet iyi olmalı ki, şimdi bahçelievlerin ara sokaklarına kadar otopark tabelaları dikilmeye başlandı. Yani bahçelievlerde evi yada işyeri olan vatandaş aracını evinin, işyerinin önüne park edecek karşılığında belediye görevlisine otopark ücreti ödeyecek… Bunlar seçimden önce dediler ki, “oyunuzu iktidar partisine verin şehrimiz bol bol ödenek alsın, muhalefet partilerinden birine oy verirseniz belediye ödenek sıkıntısı yaşar, hizmet gelmez” Ne oldu şimdi vatandaşın cebindeki üç kuruşa göz diktiğinize göre ya ödenek gelmiyor, yada gelen ödenek yetmiyor. Yetmiyorsa bir seçmen olarak neden yetmediğini sormak en doğal hakkımdır sanıyorum… 763 proje yapma vaadiyle oy toplayan maraşlı başkan 9 aydan beri hangi büyük projeyi gerçekleştirdi acaba? Ortada yapılan belli başlı bir proje yokken şehrin her tarafı şu veya bu sebeplerle zaten işgal altında iken bir de belediyenin bahçelievleri parsel parsel işgal etmesi asla kabul edilemez… Araç sahibi olan olmayan bütün bahçelievler sakinlerinin bu resmi işgale karşı çıkmalarını bekliyorum.

Garip değil, Şanlı bir Urfa’da huzur içinde yaşamayı arzulamak lüks olmasa gerek…